Türk hukuk sisteminde son yıllarda en çok önem kazanan alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinden biri arabuluculuktur. Özellikle mahkemelerdeki yoğunluğun azaltılması, uyuşmazlıkların daha kısa sürede çözülmesi ve tarafların daha düşük maliyetlerle sonuca ulaşabilmesi amacıyla birçok dava türünde arabuluculuk dava şartı hâline getirilmiştir.
Arabuluculuk sistemi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu kapsamında düzenlenmektedir. Sistemin temel amacı, tarafların uyuşmazlığı mahkemeye gitmeden çözebilmesini sağlamaktır. Arabulucu, tarafsız ve bağımsız üçüncü kişi olarak tarafları bir araya getirir; ancak hâkim gibi karar vermez. Çözüm, tarafların ortak iradesiyle oluşur.
Arabuluculuk Nedir?
6325 sayılı Kanun’un 2. maddesine göre arabuluculuk:
“Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde uygulanan alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir.”
Arabuluculuk sistemi başlangıçta tamamen gönüllülük esasına dayanırken, zamanla bazı uyuşmazlıklarda zorunlu hâle getirilmiştir. Günümüzde birçok davada arabuluculuğa başvurulmadan doğrudan dava açılması mümkün değildir.
İş Hukukunda Zorunlu Arabuluculuk
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile işçi ve işveren uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk sistemi kabul edilmiştir.
Kanunun 3. maddesine göre:
“Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.”
Bu kapsamda özellikle;
* Kıdem tazminatı,
* İhbar tazminatı,
* Fazla mesai alacağı,
* Maaş alacağı,
* Yıllık izin ücreti,
* İşe iade davaları
bakımından arabuluculuk zorunludur.
Ancak iş kazası nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında zorunlu arabuluculuk uygulanmamaktadır.
Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi ile ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk sistemi getirilmiştir.
Maddeye göre:
“Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.”
Bu nedenle;
* Cari hesap alacakları,
* Fatura alacakları,
* Ticari sözleşmeden doğan alacaklar,
* Şirketler arası tazminat talepleri,
* Ticari hizmet sözleşmeleri
gibi birçok ticari uyuşmazlıkta arabuluculuk zorunlu hâle gelmiştir.
Ancak iflas davaları ve çekişmesiz yargı işleri genellikle zorunlu arabuluculuk kapsamında değildir.
Tüketici Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında belirli tüketici uyuşmazlıklarında da zorunlu arabuluculuk uygulanmaktadır.
Özellikle tüketici mahkemelerinde görülen alacak ve tazminat taleplerinde arabuluculuğa başvuru dava şartı olabilmektedir.
Örneğin;
* Ayıplı mal,
* Ayıplı hizmet,
* Satış sözleşmesinden kaynaklanan zararlar,
* Abonelik uyuşmazlıkları
bakımından arabuluculuk gündeme gelebilmektedir.
Ancak tüketici hakem heyetinin görev alanına giren uyuşmazlıklar bakımından öncelikle hakem heyetine başvuru yapılması gerekir.
Kira Uyuşmazlıklarında Zorunlu Arabuluculuk
7445 sayılı Kanun ile kira hukukunda da zorunlu arabuluculuk sistemi uygulanmaya başlanmıştır.
Özellikle;
* Kira alacağı,
* Tahliye talepleri,
* Kira bedelinin tespiti,
* Kira uyarlama davaları
bakımından dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur.
Bu düzenleme ile Sulh Hukuk Mahkemelerindeki yoğunluğun azaltılması amaçlanmıştır.
Ortaklığın Giderilmesi ve Komşuluk Hukuku
Son yasal düzenlemelerle birlikte bazı taşınmaz uyuşmazlıklarında da zorunlu arabuluculuk sistemi uygulanmaya başlanmıştır.
Özellikle;
* Ortaklığın giderilmesi davaları,
* Kat mülkiyetinden kaynaklanan uyuşmazlıklar,
* Komşuluk hukukuna ilişkin bazı talepler
bakımından arabuluculuk uygulaması genişletilmektedir.
Bu alanlarda tarafların uzun süren davalar yerine uzlaşma yoluyla çözüm üretmesi hedeflenmektedir.
Arabuluculuk Süreci Nasıl İşler?
Arabuluculuk başvurusu adliyelerde bulunan arabuluculuk bürolarına yapılmaktadır. Başvurunun ardından sistem tarafından bir arabulucu görevlendirilir.
Arabulucu taraflarla iletişime geçerek toplantı günü belirler. Toplantılar fiziksel veya çevrim içi gerçekleştirilebilir.
Taraflar anlaşırsa düzenlenen anlaşma belgesi ilam niteliğinde belge sayılabilmektedir. Böylece mahkeme kararı gibi icra edilebilir hâle gelir.
Anlaşma sağlanamazsa son tutanak düzenlenir ve dava açma hakkı doğar.
Sonuç
Zorunlu arabuluculuk sistemi Türk hukukunda giderek genişleyen bir uygulama alanına sahiptir. İş hukuku, ticaret hukuku, tüketici hukuku ve kira hukuku başta olmak üzere birçok uyuşmazlık türünde dava açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu hâle gelmiştir.
Son yıllarda yapılan düzenlemelerle taşınmaz ve komşuluk hukukuna ilişkin bazı uyuşmazlıklar da sisteme dahil edilmektedir. Böylece mahkemelerin iş yükünün azaltılması ve uyuşmazlıkların daha hızlı çözülmesi amaçlanmaktadır.
Ancak arabuluculuk sürecinde tarafların hak kaybına uğramaması için hukuki sürecin dikkatli yürütülmesi ve özellikle anlaşma belgelerinin kapsamının doğru değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Yoruma kapalıdır.