“Karekodsuz çek” ile icra takibi yapılabilir mi?

Çek, Türk Ticaret Kanunu’nun 780 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş bir kambiyo senedidir. Uygulamada, çekin en önemli özelliği kambiyo senedi vasfı taşıması ve bu sayede kambiyo senetlerine özgü (ilamsız) icra takibine konu edilebilmesidir. Ancak son yıllarda teknolojik dönüşüm kapsamında yürürlüğe giren “karekodlu çek” uygulaması, bazı çeklerin bu niteliklerini tartışmalı hale getirmiştir. Özellikle karekodsuz çeklerin, yani Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından belirlenen güvenlik standartlarına uymayan çeklerin, kambiyo senedi olarak kabul edilip edilemeyeceği; dolayısıyla kambiyo yoluyla takibe konu edilip edilemeyeceği uygulamada sıkça tartışılan bir konudur.


Karekodlu Çekin Hukuki Dayanağı

5941 sayılı Çek Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca, çek defterleri yalnızca bankalarca bastırılabilir ve bu çek yapraklarının şekil ve içerikleri TCMB tarafından belirlenen esaslara uygun olmalıdır. TCMB’nin 2016 yılında yayımladığı “Karekodlu Çek Tebliği” ile 31.12.2016 tarihinden itibaren bastırılan tüm çek yapraklarında karekod bulunması zorunlu hale getirilmiştir. Bu karekod, çekin sistemde kayıtlı olduğunu, düzenleyen hesabın gerçekliğini ve bankaca doğrulandığını gösteren dijital bir kimlik niteliğindedir. Bu tarihten sonra karekodsuz çek bastırılması hukuken mümkün değildir; ancak geçmiş yıllarda bastırılmış eski çeklerin hâlen dolaşımda bulunması, uygulamada belirsizlik yaratmaktadır.


Karekodsuz Çekin Geçerliliği ve Niteliği

Karekodsuz çekin hukuki geçerliliğini değerlendirirken öncelikle Türk Ticaret Kanunu’nun 780. maddesi dikkate alınmalıdır. Bu maddeye göre bir belgenin çek sayılabilmesi için;

  • “Çek” kelimesini içermesi,
  • Kayıtsız şartsız belirli bir bedelin ödenmesi emrini içermesi,
  • Muhatap bankanın belirtilmiş olması,
  • Düzenleme tarihi ve yerinin yazılması,
  • Düzenleyenin imzasını taşıması
    zorunludur.

Görüldüğü üzere TTK’da karekod, çekin zorunlu unsurları arasında sayılmamıştır. Dolayısıyla, çek Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden sonra karekodsuz da olsa yukarıdaki unsurları taşıyan bir belge, şeklen çek vasfını taşır. Bu nedenle Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre, karekodsuz çek “geçersiz” değil, yalnızca usule aykırı kabul edilir. Bu da, çekin kambiyo senedi niteliğini ortadan kaldırmaz.


Kambiyo Takibi Açısından Değerlendirme

“Karekodsuz çek” ile icra takibi yapılabilir mi? İcra ve İflas Kanunu’nun 167. maddesi, poliçe, bono ve çek gibi kambiyo senetleri hakkında özel icra yolu öngörmektedir. Bu yola başvurabilmek için belgenin kambiyo senedi vasfını taşıması gerekir. Yukarıda belirtildiği gibi karekod, bu vasfın kurucu unsuru değildir.

Dolayısıyla, karekodsuz çek;

  • Zorunlu unsurları taşıyorsa,
  • TTK’ya uygun şekilde düzenlenmişse,
  • Orijinal imzayı içeriyorsa,
    kambiyo senetlerine özgü icra takibine konu edilebilir.

Bu husus, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin çeşitli kararlarında da açıkça belirtilmiştir. Daire, karekodsuz çekin kambiyo vasfını ortadan kaldırmadığını; yalnızca bankacılık sisteminde kayıt altına alınmadığı için karşılıksız çek tespitinde zorluk yaratabileceğini vurgulamıştır.


Uygulamada Dikkat Edilmesi Gerekenler

Karekodsuz çekle kambiyo takibi yapılabilir olsa da bazı riskler göz önünde bulundurulmalıdır:

  1. Delil gücü zayıftır: Karekod bulunmadığı için çekin doğruluğu sadece fiziki incelemeyle tespit edilebilir.
  2. İtiraz olasılığı yüksektir: Borçlu taraf, çekin sistem dışı veya sahte olduğunu iddia ederek menfi tespit veya imza itirazı yapabilir.
  3. Karşılıksız çek yaptırımları uygulanmaz: Çek Kanunu’ndaki “karşılıksızdır” işlemleri karekod sistemine bağlı olduğundan, karekodsuz çek için bu süreç işletilemez.

Bu nedenle, karekodsuz çekle kambiyo icra takibi yoluna gitmeden önce çekin geçerliliğini teyit etmek, mümkünse bankadan yazılı doğrulama almak önemlidir.


Sonuç

Karekodsuz çek, hukuken geçersiz değildir; zorunlu unsurları taşıdığı sürece kambiyo senedi niteliğini korur ve kambiyo senetlerine özgü icra takibine konu edilebilir. Ancak karekodsuz çek, güvenlik ve ispat açısından zayıf bir ödeme aracıdır. Uygulamada, karekodlu çekin hem dijital doğrulama hem de ispat kolaylığı sağlaması nedeniyle, alacaklı vekilinin öncelikli olarak karekodlu çekleri kabul etmesi, kambiyo takibinde güçlü delil oluşturması bakımından son derece önemlidir. Kısacası, karekodsuz çekle icra takibi mümkündür; fakat bu yol, hukuki olarak geçerli ama pratikte riskli bir tercihtir.


GÜNDÜZ HUKUK BÜROSU I Av. Arb. Ülker ALTUN GÜNDÜZ | Av. Arb. Semih GÜNDÜZ |

İcra Hukuku, İdare Hukuku, Ticaret Hukuku, (Kooperatifler, Şirketler), İş Hukuku, Aile Hukuku ve Tazminat Hukuku Alanlarında Ankara Merkezli hukuki destek ve danışmanlık sunar.

BİZE ULAŞIN : 0 312 271 50 80


Tags:

Yoruma kapalıdır.