• Ülkemizde icra ve İflas hukuku 2004 sayılı Kanunla düzenlenmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun 1932’de kabul edilmiş olup pek çok değişikliğe uğramıştır.
• Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan “Cebrî İcra Kanunu Taslağı”, mevcut 2004 sayılı Kanun’un yerini almak üzere tasarlanmıştır. (Taslak Metni – Kaynak: Türkiye Barolar Birliği https://share.google/L4ekXQNZ0EFkCzwJi)
• Taslak, kamuoyunun görüşüne açılmış olup öneri gönderme süresi 31 Ocak 2026’ya kadar belirlenmiştir.
• Nihai metin, görüşler alındıktan sonra TBMM’ye sunulacak ve yasalaşma aşamasına geçecektir.
Öne çıkan başlıklar ve kısa bir değerlendirme
1- Taslakta, ilamlı icra (yani mahkeme kararlarına dayalı takipler) yönünden mevcut duruma göre önemli bir değişiklik önerilmektedir.
Şu anda genel itibariyle ilk derece Mahkeme kararları doğrudan icra edilebilmektedir.
Ancak taslakta ilk derece mahkeme kararı istinaf kararı (yani bir üst mahkeme kararı) verilene kadar icra edilemeyecektir.
– Bu durum alacaklının tahsil imkânı geciktirebilir.
– Mahkeme kararlarının uygulanması geciktirir.
2 – İlamsız icra (belgeye dayalı takip) başlatmak için belge ibrazı zorunluluğu getiriliyor.
Mevcut durumda böyle bir zorunluluk yok.
– Bu durum alacağını belgeye
basit icra süreçlerinde alacaklıya daha fazla ispat yükü getirebilir.
3- İcra Mahkemelerinde açılabilen belli belglere dayalı olan itirazın kaldırılması usulü kaldırılıyor.
– Alacağına ilişkin Noter onaylı belgesi olanların ve benzerlerinin özel dava imkanının kaldırılması, bu durumda olanların alacaklrına kavuşmasını geciktirebilir.
4- Kambiyo senetleri ve banka alacaklarına ilişkin özel icra takip yolları kaldırılıyor.
– Bu haklara sahip kurum ve kişilerin mağduriyetine yol açabilir.
5- Taslakta süresi içinde satış talep edilmeyen dosyaların işlemden kaldırılması öngörülüyor.
– Alacaklıların mağduriyetine yol açabilir.

Yoruma kapalıdır.